#Mezarlık

Yeni Marmara Gazetesi - Mezarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mezarlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mal Paylaşımı Sebebiyle Yeğenini Öldürmüştü... Haber

Mal Paylaşımı Sebebiyle Yeğenini Öldürmüştü...

 Bolu'da mezarlık ziyareti sırasında mal paylaşımı sebebiyle yeğenini öldüren cinayet zanlısı amcanın silahını bulmak için jandarma ekipleri Kocasu Çayı'nda arama çalışması başlattı.  Olay, dün Çaydurt mevkiinde bulunan Çatakören Köyü mezarlığında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ikindi namazı sonrasında Zeki Gündoğdu, mezarlığa dua etmek için gitti. Mezarlık girişinde aracını bırakan Zeki Gündoğdu, dua sonrasında aracına yöneldi. Gündoğdu aracına bindiği esnada, aralarında mal paylaşımı sebebiyle husumet bulunan amcası Yusuf Gündoğdu ile karşılaştı. Amca Gündoğdu yanında bulunan silahla araca defalarca ateş etti. Kurşunların isabet ettiği Zeki Gündoğdu olay yerinde yaşamını yitirdi. Silah seslerinin duyulması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı incelemeler neticesinde yeğen Zeki Gündoğdu'nun hayatını kaybettiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemelerinin ardından Gündoğdu'nun cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı.  Silahını Kocasu Çayı'na attı  Olay sonrasında jandarma ekiplerine teslim olan amca Yusuf Gündoğdu, ifadesinde silahı Kocasu Çayı'na attığını söyledi. Bunun üzerine Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, cinayet silahının atıldığı Kocasu Çayı'nda arama çalışmalarına başlattı.  Ayrıca amcası tarafından öldürülen Zeki Gündoğdu'nun cenazesi bugün öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Çatakören Köyü Mezarlığına defnedildi. 

Mezarlık cinayetinde Cezalar Belli Oldu Haber

Mezarlık cinayetinde Cezalar Belli Oldu

Kastamonu’da mezarlıkta tartıştıkları şahsı öldürdüğü iddia edilen sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.  Olay, 25 Ocak 2024 tarihinde Kırkçeşme Mahallesi Ahmet Dede Mezarlığı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 32 yaşındaki Tolga Benderlioğlu'nun cesedi mezarlıkta silahla vurulmuş halde bulundu. Olayın ardından polis ekipleri, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarında yaptıkları inceleme neticesinde cinayete karıştığı düşünülen iki aracı takibe aldı. Karabük'te durdurulan araçlardaki Tolga Benderlioğlu’nun kayınpederi Osman D., kayınbiraderi İbrahim D. ile C.Ç. gözaltına alındı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından hakim karşısına çıkartılan Osman D., İbrahim D. ve C.Ç. tutuklandı.  Şüpheliler hakkında "kasten öldürme", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma", "tasarlayarak öldürme" suçlarından dava açıldı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Tolga Benderlioğlu’nun eşi N. Benderlioğlu ile kayınvalidesi Hasibe D. hakkında da dava açılarak diğer sanıkların dosyasıyla birleştirildi.  Bir önceki celsede Cumhuriyet savcısı tutuklu sanıklar Osman D. ve İbrahim D. için haksız tahrik indirimi talebinde bulunurken, dosyaların birleştirilmesi sonrasında hazırlanan mütalaasında sanıkların 'iştirak halinde fikir işbirliğiyle tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.  "Damadım bana küfür edince bir anlık öfke ile oldu"  Mütalaayla ilgili savunması istenen Tolga Benderlioğlu’nun kayınpederi Osman D., "Bir anlık öfke ile oldu. Tolga, bana küfürler edince anlık oldu. Eşim, kızım araçtan hiç inmedi. Ben, araçtan inip Tolga’nın yanına gittiğimde olay yerinde oğlumu yerde yatar vaziyette gördüm. Tolga’da o sırada elini beline atınca anlık ben de bunu yaptım. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.  "Ben kendimi olayın içerisinde buldum, bu olay yaşandığı için üzgünüm"  Tutuklu sanık Tolga Benderlioğlu’nun kayınbiraderi İbrahim D. ise, "Aracım arıza yaptı. Mezarlıkta durmak zorunda kaldık. Bu olay olduğu için üzgünüm. Böyle olmasını istemezdim. Olayın içerisinde buldum bir anda kendimi. Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim. Olay bir anda yaşandı. Tolga, elini beline atınca bu olay yaşandı. Biz, her zaman yapıcı olduk. Ben olayın içerisinde kendimi buldum. Bu olaydan ötürü üzgünüm, beratımı talep ediyorum" şeklinde konuştu.  Tutuklu yargılanan sanık C.Ç. de, "Benim herhangi bir şekilde kaçma durumum yok. İşyerimden gelinip alındım. Polisler aradıklarında adresimi söyledim, üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" dedi.  Tutuklu sanık Tolga Benderlioğlu’nun kayınbiraderi İbrahim D.’nin avukatı ise, "İki celse önce verilen mütalaa ile şu anda verilen mütalaa birbirinden farklı ve çelişkilidir. Mütalaayı kabul etmemiz mümkün değildir. Esas hakkındaki savunmamız için süre talebimiz bulunmaktadır. Ayrıca müvekkilimin de tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.  Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Osman D., İbrahim D. ve C.Ç.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

Yabancı uyruklu kızların mezarlığa girişleri güvenlik kamerasına yansıdı Haber

Yabancı uyruklu kızların mezarlığa girişleri güvenlik kamerasına yansıdı

Antalya'da yabancı uyruklu iki genç kızın şehir merkezindeki mezarlıkta çektiği görüntüler, büyük tepki topladı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, genç kızların mezarlığa günlük kıyafetlerle girdiği görülürken, mezarlık ziyaretinde bulunan vatandaşlar, ölülerin huzur içinde yatması gereken bir alanda böyle bir davranışın kabul edilemez olduğunu belirterek, "Ölmüşlerimize böyle bir saygısızlık yapılması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.   Antalya'da yabancı uyruklu iki genç kız, bir mezar taşının üzerine oturarak iskambil oynayıp kola içerken kaydettikleri görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaştı. "İcat edilmeden 15 yıl önce ölen birisiyle kola içmek güzeldi" notuyla paylaşılan video, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.  Mezarlığa girerken farklı kıyafetle girmişler  Olay güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde, genç kızların mezarlığa günlük kıyafetlerle girdiği görülürken, sosyal medyada paylaşılan videoda ise kızların üzerlerini içeri girdikten sonra değiştikleri kıyafetlerle mezar taşlarının üzerine oturarak iskambil oynadıkları, kola içtikleri ve mezar başında üstlerini değiştirdikleri anlar yer aldı.  "Eğitimin eksik olduğu açık"  Görüntülerin yayılmasıyla birlikte, mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlar duruma büyük tepki gösterdi. Ölülerin huzur içinde yatması gereken bir alanda böyle bir davranışın kabul edilemez olduğunu belirten ziyaretçiler, gençlerin bu tür saygısız eylemlerde bulunmasının üzüntü verici olduğunu ifade etti.  Mezarlığa yakınlarının mezarlarını ziyaret etmek için gelen Cavit Aktan, "Böyle bir şeyin ne adabımıza ne geleneklerimize ne de ahlak kurallarımıza uygun bir tarafı var. Kınıyorum. Ailelerin gençleri bu şekilde yetiştirmesi büyük bir sorun. Eğitimin eksik olduğu açık" dedi.  "Yazıklar olsun"  Mezarlıkta olayın yaşandığı sırada bulunan bir başka vatandaş ise, "Hoş bir şey değil. Mezarlıkta kumar oynuyorlar, olacak iş mi? Yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.  Yakınının mezarına ziyarete gelen Gülcan Elçi ise, "Ölmüşlerimize böyle bir saygısızlık yapılması kabul edilemez. Eğer benim yakınımın mezarına biri böyle bir şey yapsa, gerçekten çok üzülürüm. Ölülerin yattığı bir yerde kağıt oynanır mı, yanlış. Dinimize uygun bir şey değil ama şimdiki gençler anlamıyor " şeklinde konuştu.  Yurt dışına çıkış yaptılar  Yabancı uyruklu iki genç kızın mezarlıkta çektiği ve sosyal medya hesaplarında yayınlanan görüntülerin ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden açıklama gelmişti. Açıklamada şahısların Türkiye'yi terk ettiği, bahse konu olayın E.S. ve K.Y. isimli yabancı uyruklu şahıslar tarafından Andızlı Mezarlığı'nda gerçekleştirildiği belirlendiği ve şahısların 10 Mart Pazartesi günü Türkiye'den ayrılarak yurtdışına çıkış yaptıklarının belirlendiği açıklandı. Açıklamada ayrıca şahıslar haklarında Türk Ceza Kanunu'nun 216. Maddesi gereği; 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik' suçundan adli işlem başlatıldığı belirtildi. 

6 Yaşındaki Şirin'i Öldüren Sanığa, Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Haber

6 Yaşındaki Şirin'i Öldüren Sanığa, Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası

İstanbul Feriköy Mezarlığı’nda 6 yaşındaki Şirin Elmas Hanilçi’yi cinsel istismarda bulunan, sonra da ağzına tıkadığı eşarbı çıkartarak boynuna dolamak suretiyle boğarak öldüren kağıt toplayıcısı ilk duruşmada ağırlaştırılmış müebbet ile 51 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  İstanbul Şişli’de bulunan Feriköy Mezarlığı’nda 6 yaşındaki Şirin Elmas Hanilçi’yi ağzına eşarp tıkadıktan sonra cinsel istismarda bulunan, sonra da ağzına tıkadığı eşarbı çıkartarak boynuna dolamak suretiyle boğarak öldüren sanığın hakim karşısına çıktığı duruşmada karar çıktı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Örün Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Mahkemede, öldürülen 6 yaşındaki Hanilçi’nin ailesi ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı. Ayrıca taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.  ‘’Anlatacağım bir şey yok’’  Duruşmada savunma yapması istenen sanık Mustafa Örün, ‘’Ne diyeceğimi bilmiyorum. Kasım ayından beri cezaevinde yatıyorum. Önceki savunmalarımı tekrar ederim, olayı daha önce nasıl anlattıysam öyle oldu. Anlatacağım bir şey yok" dedi.  ‘’Bu katilin kızımı öldürdüğünü söylediler’’  Müşteki baba İbrahim Hanilçi mahkemedeki ifadesinde, ‘’O gün ben adliyedeydim. Eski bir dosya için adliyede çalışıyordum. Eve gittiğimde eşim kızımın kayıp olduğunu söyledi, karakola gittik ve kızımı aradık. Sabah, kolluk görevlileri bize kızımı bulduğunu söylediler. Bu katilin kızımı öldürdüğünü söylediler. Sanık Mustafa Örün'ü tanımıyorum’’ şeklinde konuştu.  Anne Yeter Hanilçi ise ifadesinde, ‘’Fatura yatırmaya gittim, döndüğümde kızım yoktu. Kızımı bu adam kaçırdı. Kızımı mezarlığa götürüp öldürmüş, benim kızımı katletmeye hakkı yoktu. 6 yaşındaki kızımı gözlerinin içine baka baka öldürüyor. Şikayetçiyim sonuna kadar’’ ifadelerini kullandı.  Mütalaa açıklandı  Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Örün'ün ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 51 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Açıklanan mütalaaya karşı savunması sorulan sanık, diyecek bir şeyinin olmadığını söyledi. Sanık son sözünde de ‘’Bir diyeceğim yok’’ ifadesini tekrarladı.  Ağırlaştırılmış müebbet ile 51 yıl hapis cezasına çarptırıldı  Kararını açıklayan mahkeme, sanık Mustafa Örün'ü, ‘çocuğa ve kadına karşı bir suç delillerini gizlemek veya yok etmek amacıyla kasten öldürme’, ‘cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından toplamda ağırlaştırılmış müebbet ile 51 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca tutukluluk halinin de devamına karar verildi. 

Adana'da Mezarlıkta Gelinini, Gelininin Annesini ve Ablasını Öldürmüştü Haber

Adana'da Mezarlıkta Gelinini, Gelininin Annesini ve Ablasını Öldürmüştü

Adana'da mezarlıkta gelinini, gelininin annesini ve ablasını öldüren kayınbaba hakkında 3 kez müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Kayınbabanın kadınları çocuk severken öldürdüğü de ortaya çıktı.   Adana'da bir kız çocuk annesi 21 yaşındaki Güldane Gerçek, eşi Muzaffer Erkuvan'ı, iddiaya göre şiddetli geçimsizlik nedeniyle terk edip, kadın sığınma evine yerleşti.  Erkuvan, barışmak için 24 Ağustos'ta Güldane Gerçek'in annesi 45 yaşındaki Şenay Gerçek'in Sarıçam ilçesi Menekşe Mahallesi'ndeki evine gitti. Güldane Gerçek, barıştırma teklifini reddedince Muzaffer Erkuvan dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti.  Erkuvan ailesi, Muzaffer Erkuvan'ın ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve ablası 25 yaşındaki Gaye Gerçek'i sorumlu tuttu. Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek, 21 Ekim saat 16.00 sıralarında Muzaffer Erkuvan'ın Sarıçam ilçesi Buruk Mezarlığı'ndaki kabrini ziyarete gitti.  Muzaffer Erkuvan'ın babası Şemsettin Erkuvan ise iddiaya göre, oğlunun intiharı nedeniyle husumet duyduğu anne ile 2 kızını takip etti.  Anne ve kızları mezarlıktaki musalla taşına yakın bir noktada banklarda otururken motosikletle yaklaşan Şemsettin Erkuvan, tabancayla kurşun yağdırıp kaçtı. Başlarından vurulan Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek hayatını kaybetti.  Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Şemsettin Erkuvan'ın Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir ihbarın ardından Göztepe Mahallesi'ndeki ormanda saklandığını belirledi.  Operasyon için harekete geçen cinayet ekipleri, Terörle Mücadele ve Özel Harekat Şubesi ekiplerinin desteğiyle bölgede araştırma yaptı.  Erkuvan, cinayette kullandığı tabanca ile yamaçtaki bir oyukta saklanırken yakaladı.  Şemsettin Erkuvan'ın cinayetten önce saklanacağı yeri ayarladığı, yaşamını sürdürmek için de yamaçtaki oyuğa yiyecek ve yedek kıyafet stokladığı ortaya çıktı.  Tutuklu Şemsettin Erkuvan hakkındaki soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcısı, sanık Erkuvan hakkında 'kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından iddianame hazırladı. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianame yapılan incelemenin ardından kabul edildi. Savcı, hazırladığı iddianamede, sanık Erkuvan'ın 3 kadını öldürmek suçundan 3 kez müebbet, ruhsatsız silah bulundurmaktan da 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.  İddianamede, sanık Erkuvan'ın gelini, gelinin annesi ve ablasını nasıl öldürdüğü anlatıldı. Güldane Gerçek'in annesi Şenay ve ablası Gaye ile birlikte intihar eden eşinin mezarını ziyarete gittiği belirtilen iddianamede, mezarlıkta otururken Güldane Gerçek'in kayınbabasının evinde bulunan kızını görüp sevmek istediği ve ablası Gaye'ye eşinin kız kardeşi Dudu'yu arayıp kızını sevmek için mezarlığa getirmesini istemesini söylediği belirtildi.  Gaye Gerçek'in de kız kardeşinin isteği üzerine Dudu'yu arayarak, "Biz mezarlıktayız çocuğu getir de sevelim" dediği Dudu'nun da "Tamam getiriyorum" diye cevap verdiği ifade edilen iddianamede, bir süre sonra Dudu'nun kucağında kız çocuğu ile mezarlığa geldiği ve çocuğu annesi Güldane'ye verdiği kaydedildi. Güldane Gerçek, kucağına aldığı kızını severken o sırada babası Şemsettin Erkuvan'ın motosikletle geldiğini gören Dudu'nun, kız çocuğunu annesinin kucağından alıp kaçarken Şemsettin Erkuvan'ın da hiçbir şey söylemeden tabancayla 3 kadını öldürüp kaçtığı kaydedildi.  Önümüzdeki aylarda hakim karşısına çıkacak olan sanık Şemsettin Erkuvan, poliste ve savcılıktaki ifadesinde 3 kadını oğlunun intihar etmesinden sorumlu tuttuğu için öldürdüğünü belirterek, "3 kadın, oğlumun ölümünden sorumludur. Bu nedenle onlara kin güdüyordum. Olay günü motosikletle mezarlıktan geçerken denk geldim. Öfkeliydim, dayanamayıp vurdum. Sonrasında ormanlık alana gidip, saklandım" dedi.  Sanık Erkuvan, adliyeye sevk edilirken de gazetecilerin, "3 kadını neden öldürdünüz" sorusu üzerine "Oğlumu astılar, öldürdüler" demişti. 

Mezarlıkta Damadını Öldürmüştü! Haber

Mezarlıkta Damadını Öldürmüştü!

Kastamonu’da mezarlıkta damadın silahla vurarak öldüren kayınpeder, kayınpederi, yaşanan olaydan ötürü pişmanlık duyduğunu söyledi.  Olay, 25 Ocak’ta merkez Kırkçeşme Mahallesi'ndeki Ahmet Dede Mezarlığında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mezarlıkta yolda yatar vaziyette bir erkek cesedinin bulunması üzerine Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan inceleme neticesinde cesedin 32 yaşındaki Tolga Benderlioğlu’na ait olduğu tespit edildi. Tolga Benderlioğlu’nun, baş kısmı ile vücudunun birçok yerinden silahla vurulduğu belirlendi. Olayın ardından Plaka Tanıma Sistemleri (PTS) ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları incelemeleri neticesinde iki araç takibe alındı. Karabük'te durdurulan araçlardaki, Tolga Benderlioğlu’nun kayınpederi O.D., kayınbiraderi İ.D. ve ailenin yakını C.Ç. gözaltına alındı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından O.D., İ.D. ve ailenin yakını C.Ç. tutuklandı.  O.D., İ.D. ve C.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, tasarlayarak öldürme suçlarından dava açıldı.  "Pişmanım" diyerek tahliyesini istedi  Duruşmada kendisini savunan O.D., kızının evlenmesinde rızasının olmadığını belirterek, “Kızım ile damadım, benden habersiz Karabük’e kaçtılar. 6 ay kadar falan oldu. Ondan sonra kızım beni aradı, 'yanına gelmek istiyorum' dedi. Ben de 'seni evlatlıktan sildim' dedim. Bana, 'baba ben intihar edeceğim, beni dinle, yanına gelmek istiyorum' dedi. Ben de ‘gel’ dedim. Kızım, yanıma geldikten sonra Tolga’nın tehditleri başladı. Kızım hamileydi, şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanma aşamasına geldiler. Tolga olacak damadımız, bana ve aileme çok ağır hakaretler etti. Sonra oğlumu C.Ç. aradı. Tolga, C.Ç. ve oğlum İ.D., bir kafede buluşup konuşacaklardı. Ben de manavdan alışveriş yapıyordum. İ.D. telefonumu açmadı, ben de C.Ç.’yi aradım. O da bana 'sıkıntı çıkabilir' dedi. Ben de manavdan çıkıp kafenin önünde araçla beklemeye başladım. Yanımda eşim ile kızım da vardı. Sonra kafeden çıktılar ve araca bindiler. Ben de onları peşlerinden takip etmeye başladım. Oğlumu aradım C.Ç. açtı, 'o da bana Tolga’yı çevre yolundan evine bırakacağız' dedi. Ben korktum, mezarlığa gelince o arada oğlumun eğildiğini gördüm. Aracın altına bakıyordu. Aracı durdurup 'indim ve ne yapıyorsunuz burada' dedim. 'Burası konuşma yeri mi' diye bağırdım. Ben hayatta ne bıçak ne silah taşırım, hiç bir şey taşımam. Tolga’ya, 'bu işi uzatma bunu tatlıya bağlayın, yapmayın, boşanın, sen yoluna o yoluna' dedim. 'Sen her şeye atlıyorsun, siz mi boşayacaksınız' diyerek bana küfür etti. O sırada elini beline attı, ben de silaha şarjörü verip 2-3 tane sıktığımı biliyorum. Bir şey hatırlamıyorum. O arada C.Ç. ile İ.D. arabanın yan tarafına kaçtılar. Ben de marşa basıp eve gittim. Ben teslim olmaya gideceğim dedim. İstanbul’da benim damadım var, kızım güvenlik görevlisi. Kızım N.B.’yi, onların yanına bırakıp Aksaray Emniyet Müdürlüğüne teslim olacaktım. Sonra Karabük’te polis bizi durdurdu” dedi.  Oğlu İ.D. ile C.Ç.’nin olayda bir suçlarının olmadığını söyleyen O.D., “Onların beratını istiyorum, yüce mahkemenize sığınıyorum. Ben de yaptıklarımı söyledim, önce Allah’ıma sonra size güveniyorum, cezam neyse razıyım. Çocukların hiç bir suçu yok, oğlum engelli, annesi hasta. Ben de beraatımı istiyorum, korktum, anlık oldu” diye konuştu.  Yaşanan olaydan ötürü pişman olduğunu söyleyen O.D., “Pişmanım, ben yaptım. Ben 52 yaşındayım. Ben kızımın evine gidip torunumu sevmek isterdim. Damadım kötü birisi çıktı. Kızım, damadımın eve getirdiği hapları sobada yaktı diye damadım kızımı dövdü. Pişmanım, tahliyemi istiyorum” şeklinde konuştu.  “Kız kardeşimi takıntı haline getirmişti”  Tolga’nın sürekli kendisini tehdit ettiğini belirten İ.D. de, “Kız kardeşim ile boşanma aşamasına geldiler, şiddetli geçimsizlik dolayısıyla. Kız kardeşimi karakoldan aldım. Yüzü gözü mosmor içindeydi. Eve getirdim. Tehdit mesajları attı, babama, bana, anneme küfürler etti. Birkaç kez evimizin önünde gezdi arabalarla. Biz polisi aradık sürekli. Kardeşim KADES uygulamasına bastı. Daha önce silahla evimizin önünde ateş etti. Sürekli bizi tehdit ediyordu” şeklinde konuştu.  Kafede konuştuktan sonra Tolga’yı evine bırakmak için yola çıktıklarını anlatan İ.D. de, “Çevre yoluna çıkarken mezarlıkta arabanın karteli sürttü. Arabanın karteli sürtünce ben arabayı stop etmek zorunda kaldım. Aşağıya indim. Aşağıda arabanın karlığına baktım. Baktığımda çatlamıştı. Ayağa kalktığım zaman arkadan bir araba geliyordu. Baktığımda babamdı. Ne yapıyorsunuz burada dedi ve sinirlendi. Boşanma davası ile ilgili konuşmalar başladı. Tolga ile babam konuşuyordu. 'Sen ne yapmaya çalışıyorsun' diyerek Tolga'yı uyardı. Babam 'bu şekilde olmaz diyerek, medeni insanlar gibi boşanın' dedi. O sırada 'siz mi beni boşayacaksınız' diyerek Tolga küfür etti. 'Benim için fark etmez, ya ölürüm, ya öldürürüm' dedi. Kardeşimi takıntı haline getirmiş. O esnada sürekli elleri beline gidiyordu. Bir silah sesi duydum. Baktım, babam 2-3 el ateş etti. 'Yapma' demeye kalmadı Tolga’ya ateş etti” diye konuştu.  Kendisinin engelli olduğunu söyleyen İ.D., “Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben, kendimi olayın içerisinde buldum. Tahliyemi istiyorum. Bacağım yara içerisinde, muayene olmaya ihtiyacım var. Tahliyemi talip ediyorum” dedi.  “Ailenin başı sağ olsun, Allah rahmet eylesin, haklarını helal etsinler”  Tutuklu sanık C.D. ise, “Ben İ.D.’yi aradım, Tolga’nın evin etrafında dolaştığını söyleyerek evine girmemi söyledi. Ben de bir şey olmasını istemediğim için İ.D.’ye 'buluşalım, oda gelsin, bir ara yol bulalım, anlaşalım' dedim. Tolga boşanmak istemiyordu, eşini seviyordu ve çocuğu vardı. Mezarlıkta araç arıza yapınca durduk. O sırada O.D. geldi, silahı kurdu, ben silahın önüne geçtim, 'yapma' dedim. 'Kaç lan' diyerek, 3 el ateş etti. Sonra O.D.’yi tuttum ve savurdum. Tolga kaçarken O.D. elimden kurtulup tekrar ateş etmeye başladı. Ben hiçbir şey yapamadım. İyi niyetimden bu haldeyim, kimseye kin, nefret, öfke beslemedim, ailenin başı sağ olsun, Allah rahmet eylesin, haklarını helal etsinler. Beraatımı istiyorum” şeklinde konuştu.  “Biz, ailelerimizin rızası dışında evlendik”  Tolga’nın sürekli kendisini tehdit ettiğini belirten N.B. de, “Bu yüzden boşanma davası açtım. Sürekli ailemle tehdit ediyordu beni. Biz, ailelerimizin rızası dışında evlendik. O yüzden her iki tarafta evliliğimizi onaylamıyordu. Eşim madde bağımlısı olduğu için sürekli şiddet, hakaret uyguluyordu. Ailemin evine gittiğim zaman babamla abime saldırıya geçiyordu, telefon yoluyla, mesaj yoluyla tehditler savuruyordu. Hamileydim, hastaneye kontrole gittik. Hastaneden dönüşte arabadan indirdi beni, kolumdan attı, sürükledi. Orada benim şikayet dosyam, kamera kayıtları var, hamile olduğum zaman sürükledi arabada beni. İlk başta çocuğu istiyordu, sonrasında istememeye başladı. Bende ayrılma kararı aldım” ifadelerini kullandı.  Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar O.D., İ.D. ve C.Ç.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek, mütalaanın hazırlanması için dosyayı Cumhuriyet Savcısına devretti. Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi. 

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Marmara Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.