Hava Durumu

#Ramazan

Yeni Marmara Gazetesi - Ramazan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ramazan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Çocukların şeker tüketimine dikkat "  Haber

"Çocukların şeker tüketimine dikkat " 

Ramazanda boyunca protein ağırlıklı besinlerin çok ağırlıkta tüketildiğini hatırlatan Diyetisyen Gamze Söylemez, "Bu yüzden Ramazan'ın son sonrası en azından protein ağırlıklı besinleri kısmakta fayda var" dedi.   "Daha çok bitkisel protein olan kuru baklagilleri tüketebilirsiniz. Sıvı tüketiminde yine çay, kahve, sıvının çok fazla yerini tutmaz" şeklinde konuşan Diyetisyen Gamze Söylemez, "Bu yüzden çay, kahve içilecekse, daha açık tüketilmemeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir. Bu kısma da önem veriyorum. Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının, mevsim sebzeleri çok çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ramazanda özellikle kahvaltı, iki ara öğün ve bir ana öğün demiştik. Kahvaltımızı konuştuk. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden koyu, yeşil yapraklı sebzeleri bulundurabilir. Süt, ayran tüketebilir. Fındık, badem, ceviz gibi yağ tohumları da ara öğünlere de dahil edebilirsiniz. Yine cilt elastikiyeti için cildin parlaklığı için de meyveleri kullanabilirsiniz. Özellikle koyu renkli meyvelerin, antioksidan kapasiteleri çok yüksek olduğu için meyvelerde mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Akşam yemeğinden sonraki tüketilen ara öğün olarak da genelde bizim toplumunuzda tatlı tüketimi çok fazla oluyor. Daha çok kuru meyvelere yönelebilir bireyler. Kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir tarzı, kuru meyvelerde tatlı ihtiyacımızı önemli ölçüde azaltacaktır." diye konuştu.  "Çocukların şeker tüketimine dikkat "  Ramazan Bayramı'nda özellikle çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğuna dikkat çeken Söylemez, "Buradan da uyarmış olalım. Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme gelişiminde ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade kendi ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlerde bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi.  "Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih"  Ramazan Bayramı'ndaki tatlı tüketimi en çok karşılaştıkları sorulardan birisi olduğunu söyleyen Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan şeker, diyabet tarzı, tip bir tip iki diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da çok özellikle bu konuda uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en azından iki saat sonra sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır. Kronik hastalığı olanları burada özellikle uyarmak istiyorum. Lütfen yemeklerden hemen sonra ya da çok fazla porsiyonlarda tatlı tüketmeyin. Birkaç eve davete gidiyorsanız en azından bir iki tanesini seçip bunları da güne bölerek tatlı tüketimini bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Her tatlı tüketiminden sonra bol bol su içme ve egzersiz yaparak en azından sindirimini kolaylaştırmaya yardımcı olabilirsiniz." 

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" Haber

Diyetisyen Burcu Akbeyaz: "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir"

Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, Ramazan sonrasında yeni ve dengeli beslenme düzeninin oluşturulması gerektiğini söyleyerek, "Ramazan sonrası alınacak öğünler sıklaştırılıp yeme miktarı düşürülebilir" dedi.   Bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besinlerin tüketilmesi gerektiğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi'nden Diyetisyen Burcu Akbeyaz, "Ramazan başlamasıyla 3 ana öğün beslenmeden 2 öğün ana öğün beslenmeye geçildi. Bunlar biri iftar ve diğeri de sahurdu. Tabii Ramazan sonrasında bayramla birlikte de beslenme düzenimiz de değişmeye başlıyor. Biliyoruz ki oruçluyken öğün sayısında azalma, su miktarında sınırlanmalar oluyor ve bu yüzden de aslında metabolizmada yavaşlama söz konusu. O nedenle vücudun yeniden dengelenmesi, beslenme düzeninin oluşturulması bu süreçte çok önemli. Ramazan sonrası bayram başlangıcı ile birlikte aslında yeni beslenme düzenimizi oluşturmamız gerekiyor. İlk günler küçük ve dengeli öğünler tercih edilebilir. Aksi takdirde mide rahatsızlıkları yaşanabilir. Bizim burada yapmamız gereken şey aslında öğün sayısını arttırıp porsiyonları biraz daha azaltmak. Bu süreçte bayramdan sonra hafif ve sindirimi kolay besin tüketimini de arttırmamız gerekiyor" dedi.  Sindirimi kolay, besleyici besinler tercih edilmeli  Akbeyaz, tüketilecek besin gruplarına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Meyve ve sebze tüketimi aynı şekilde lif açısından çok zengindir. Sebze olarak havuç, kabak, brokoli tercih edebilirken meyve olarak da yine elma ve muzu günlük beslenme programımızın içine ekleyebiliriz. Protein açısından en kaliteli ve en sağlıklı proteinler, beyaz et ve balık etidir. Bunlar hem protein ihtiyacımızı karşılar hem de kas yapımını destekler. Sindirimi de kırmızı ete göre daha kolaydır. Yoğurda bakacak olursak da probiyotik açısından çok zengindir. Sindirimi aynı şekilde protein ihtiyacımızı destekler. Bağırsak sağlığı için de çok önemlidir. Bu süreçte eklememiz gereken diğer besin grubu ise sağlıklı yağlardır. Bunlar avokado, zeytinyağı ve ceviz olabilir. Bu besinler, vücudu besler ve uzun süre tok kalmamıza yardımcı olur. Gün içerisinde mutlaka öğünlerin içine eklenmeli" ifadelerini kullandı.  Bayram sonrası egzersize başlamak çok yararlı  Ramazan sonrasının egzersize başlamak için güzel bir dönem olduğunu söyleyen Akbeyaz, "Günlük su tüketimine de özellikle önem vermemiz gerekiyor. Özellikle Ramazanla birlikte aslında su tüketiminde sınırlamalar çok arttı. Bu süreçte bizim günlük olarak 2-2,5 litre miktarında su tüketimini arttırmamız gerekiyor. Ramazan sonrası canımız şekerli, hamur işi gıdalar isteyebilir. Hatta bunlar çok çekici de gelebilir. Bunların şekeri hızlı yükselttiğini, gün içerisinde şeker dalgalanmalarına sebebiyet verdiğini unutmamalıyız. Mesela şerbetli tatlı yerine meyve ya da sütlü tatlı tercih edilebilir. Yine aynı şekilde yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte taze meyveleri de tüketerek aslında tatlı ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Ramazan sonrası, egzersize başlamak için en güzel dönemdir. Hem metabolizmayı hızlandırır hem de kilo kontrolüne yardımcı olur. Bu düzenlemelerle eğer yeni bir beslenme programına başlarsak hem daha sağlıklı hem de hem de kilo dengemizi korumuş oluruz. Ramazan sonrası mide rahatsızlığı, şekerdeki dalgalanmalar gibi olumsuz faktörlerden de uzak durmuş oluruz" dedi. 

Büyükşehir Zabıtası Denetimleri Sıklaştırdı Haber

Büyükşehir Zabıtası Denetimleri Sıklaştırdı

Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri Ramazan Bayramı'nda kamu düzeni ve halk sağlığını etkileyecek unsurları önleyici tedbirlerin alınması konusunda denetimlerini sıklaştırdı.  9 günlük Ramazan Bayramı tatili Bursa'da alışveriş ve araç yoğunluğunu arttırırken, Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı'na bağlı ekipler, vatandaşların sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirmeleri için denetimlerini sıklaştırdı.  Olumsuzlukların yaşanmaması adına önleyici tedbirlerin alındığını belirten Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Cevdet Özgür, "Bayram dönemlerinde özellikle seyyar satıcılarla mücadele ve terminal yoğunluğumuz fazla oluyor. Bu durumlar için nöbetçi ekiplerimizi çoğalttık. Bayram süresince Mudanya, Güzelyalı, Kumla bölgelerinde ekiplerimiz 11.00-23.00 saatleri arasında çalışacaklar. Yine nöbetçi ekiplerimiz de olacak. Esnafımızın alışverişleri ve geçişleri zorlaştıracak işgallerde bulunmamasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.  Başkan Mustafa Bozbey'in tüm Bursalıların bayramı huzur içerisinde geçirmesi talimatları doğrultusunda görev başında olduklarını ve Büyükşehir Belediyesi çağrı merkezlerinin 7/24 ulaşılabilir olduğunu da ifade eden Özgür, vatandaşların 0224 716 33 30 ve 153 nolu hatları arayarak talep ve şikâyetlerini iletebileceğini söyledi. 

Ramazan Ayı Boyunca 7 Ayrı Mekânda 125 Bin Kişi İftar Sofrasında Buluştu Haber

Ramazan Ayı Boyunca 7 Ayrı Mekânda 125 Bin Kişi İftar Sofrasında Buluştu

Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Bursa, Bilecik, Sakarya ve Yalova'da kurduğu iftar sofralarında Ramazan ayı boyunca 7 ayrı mekânda 125 bin kişiyi iftar sofrasında buluşturdu.  Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, 'Sofralarımıza bereket, gönüllerimize merhamet" temasıyla 81 ilde kurduğu iftar sofraları ile vakıf geleneğini yaşattı. Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü de, Bursa, Bilecik, Sakarya ve Yalova'da kurduğu iftar sofralarında, Ramazan ayı boyunca 7 ayrı mekânda her gün ortalama 4 bin 300 kişiyi ağırladı. Bir ay boyunca 125 bin kişiyi aynı iftar sofrasında buluştu. Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Dr. Haluk Yıldız, "Ramazan ayı, birlik ve beraberliğin, yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı mukaddes bir zaman dilimidir. Vakıf iftar buluşmalarında, paylaşmanın ve bereketin mutluluğunu hep birlikte yaşadık. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesini sağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ve her daim yanımızda olan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu'ya şükranlarımı sunarım. Ayrıca, iftar sofralarımıza katılım ve destekleriyle bizleri yalnız bırakmayan, Bursa Valisi Erol Ayyıldız'a, Sakarya Valisi Rahmi Doğan'a, Bilecik Valisi Şefik Aygöl'e, Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya'ya, Vakıflar Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanı İrfan İşeri'ye, kurumlarımızın değerli il müdürlerine ve görev alan tüm personellerine, gönüllülerimize, bizleri destekleyen vakıflarımıza, hayırseverlerimize, hayırsever kurum ve kuruluşlara teşekkür ederim. Kurulan sofraların, tutulan oruçların, edilen duaların kabul olmasını Rabbimden niyaz eder; Ramazan Bayramının hayırlara vesile olmasını dilerim" dedi. 

''Şekerden Sonra Peynir Yiyin'' Haber

''Şekerden Sonra Peynir Yiyin''

Ramazan Bayramında çocukların şeker tüketiminin artması diş sağlığı konusunda olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Şekerin asit oluşturup diş çürüklerine yol açabileceğini belirten Diş Hekimi Hüseyin Ceylan, şeker sonrası peynir tüketiminin riski azaltabileceğini söyledi.   Ramazan Bayramı’nda artan şeker tüketimi, özellikle çocukların diş sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, şekerin ağızdaki bakteriler tarafından fermente edilerek aside dönüştüğünü ve diş minesini aşındırarak çürük oluşumuna neden olabileceğini belirtiyor. Çocuklarda diş sağlığını korumak için bayram süresince şeker tüketiminin aileleri tarafından sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, diş fırçalama sıklığının artırılmasının yanı sıra, diş fırçalama imkânının bulunmadığı ortamlarda ise bir dilim peynir tüketmenin ağız pH dengesini düzenleyerek çürük oluşumunu önleyebileceğine dikkat çekiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Diş hekimi Hüseyin Ceylan, çocukların diş sağlığının korunması gerektiğini belirterek, "Süt dişlerindeki çürükler sadece geçici bir sorun değil. Altı yaşından itibaren çıkmaya başlayan daimi dişler de hızlı bir şekilde çürüyebilir. Çocuklar, ömür boyu kullanacakları dişlerini erken yaşta kaybedebilir" uyarısında bulundu.  "Çocuklar daimi dişlerini kaybedebilirler"  Bayramda tüketilen şekerlerden sonra dişlerin normal zamanlardan daha fazla fırçalanması gerektiğini belirten Diş hekimi Hüseyin Ceylannazik,"Mübarek Ramazan Bayramı, diğer adıyla Şeker Bayramı. Özellikle bu dönemde çocuklar misafirliğe gittikçe fazla şeker tüketiyorlar. Şeker, ağızdaki bakteriler sayesinde fermante edilip aside dönüşebiliyor. Bu asit, diş minesi üzerinde kalıp dişlerin hızlı bir şekilde çürümesine neden olabilir. Bunu önlemek için şeker tüketimi sınırlandırılmalı, diş fırçalama sayısı diğer zamanlara göre biraz daha artırılmalı. Aynı zamanda şekerli gıda tüketiminden sonra eğer diş fırçalanamıyorsa, bir dilim peynir yenip diş çürümesi önemli derecede önlenebilir. Peynir, ağız ortamının pH değerini yükseltip nazik bir ortam oluşturur. Bu da, bakterilerin oluşturduğu diş minesi erozyonuna sebebiyet veren asidi nötralize eder. Ayrıca, çürük önlenmesinde etkili olan kalsiyum ve fosfat içerir ve peynire özgü bir protein olan kazein, diş çürüğü önlemede son derece etkilidir. Yetişkinler, çocuklar kadar şeker tüketmediği için esas koruyucu olmamız gerekenler çocuklardır. Süt dişlerindeki çürükler sadece süt dişlerini değil, 6 yaşından itibaren çıkmaya başlayan daimi dişleri de etkileyebilir. Bu durumda, birkaç yıl içinde belki ömrünün sonuna kadar kullanacağı dişi 6,7 yaşlarında kaybedebilir" dedi 

Bayramda Su Tüketimine Dikkat! Haber

Bayramda Su Tüketimine Dikkat!

Oruç sonrası beslenme ilgili önemli hatırlatmalar yapan Diyetisyen Gamze Söylemez, su tüketimine dikkat çekti.   Ramazan Bayramı'nda yavaşlamış olan metabolizmanın hızlandırması için öncelikle dikkat edilmesi gereken belli başlı hususların olduğunu belirten Diyetisyen Gamze Söylemez, "Bunlardan birincisi Ramazan Bayramı'nda mutlaka iki ana öğün, iki ara öğün şeklinde beslenmeniz gerekmektedir. Burada özellikle her öğün arasında 2-3 saat kadar fark olursa bu da yavaşlamış olan metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır. Bununla birlikte Ramazan Bayramı'nın kahvaltısında özellikle daha protein ağırlıklı ancak daha bitkisel proteinler tercih edilmeli. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerin çok yoğunlukta olduğu yine yavaşlayan metabolizmaları hızlandırması adına; yumurta, peynir, zeytinin olduğu güzel bir kahvaltı tabağı bizim için yeterli olacaktır." dedi.  "Günlük 12 bardağa kadar sıvı tüketimi"  Özellikle doğu kültüründe daha çok et ağırlıklı besinler tüketildiği için sabah kahvaltısında kırmızı et tüketiminin özellikle durdurulmasında fayda olacağını vurgulayan Söylemez, "Daha protein artı sağlıklı besinler tüketilebilir. Yine yavaşlamış olan metabolizmanızı hızlandırmanızın diğer avantajı da spor aktivite durumu. Özellikle Ramazanda metabolizma yavaşladığı için kabızlık şikayetini çok faza duyuyoruz. Biliyorsunuz kabızlık şikâyetinin önüne geçebilmek için öncelikle düzenli beslenme, ardından doğru bir sıvı tüketimi ve mutlaka egzersiz rutini gerekmektedir. Kişilerin günde 20-30 dakika kadar spor yapması hem kilo vermeleri açısından hem de yavaşlamış olan metabolizmalarını hızlandırmaları açısından önemlidir. Ramazanda sıvı tüketimi ayrıca çok önemli. Yine metabolizmanın çalışabilmesi adına günlük 6-8 bardak, bayram sonrası için de günlük 12 bardağa kadar sıvı tüketimi bireylerin metabolizmasını, bağırsak sisteminin çalışmasına yardımcı olacaktır." şeklinde konuştu. 

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Marmara Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.