Hava Durumu

Acilen mutluluk aranıyor !

Yazının Giriş Tarihi: 25.03.2025 20:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 20:43

Ne hikmettir bilinmez...Biricik ülkemize, soğuk hava Balkan coğrafyasından gelir. Ardından , en olmadık araştırma sonuçları ise daha batıdan Avrupa’dan yola çıkar ve bizlere ulaşır. Gelişmişlik, işsizlik raporları ve eğitimdeki sıkıntılar bunlardan bir kaçı...Ayrıca, Dünya düzeyinde üne kavuşmuş bir üniversitemiz olmayışı bile çoğu insanı umutsuz kılar. Son olarak bir araştırma gelmiş ve yine batıdan...Hemen hepimizin bildiği İngiliz Üniversitesi Oxford bir araştırmaya imza atmış ve Dünya Mutluluk Raporu yayınlamış. Bir de ne görelim, güzelliği ile her milletin dikkatini çeken canım ülkemiz Türkiye, 147 ülke arasında 94’üncü sırada yer almış. Yani mutsuzların baş köşesine kurulmuş ! İlk anda insanın canını sıkan bir şey bu araştırmanın sonucu... Ama durup, gözlerinizi kapatın, son yılları bırakalım, son birkaç ay ya da birkaç gün geriye gidelim, bu saptamanın ne kadar da doğru olduğunu hemen anlarız. Ama yine merakımız, bu araştırma yapılırken nelere bakılarak bu sonuçlar alındı-ğında...Birinci maddede kişi başına milli gelir var. ”Tam bize layık, hepimize yetecek kadar” diyebilir miyiz ? Birkaç netameli kriter daha var. Yaşam süresi, sosyal destek(devlet tarafından). Bunu görünce aklıma yine emeklilerin bayram ikramiyesi geldi. Müjde, daha önce de aldığımız 3 er bin liralar hesaplarımıza yatmış, bir sevindim ki görmeyin keyfimi ! Vaat edilen diğer bin lira için,”Yüce Meclis” in toplanıp, olumlu karar vermesi kaldı. En azından bayram sabahına kadar elimizde olur diye tahmin ediyorum! Ben yine kriter- lere devam edeyim. Seçim yapma özgürlüğü ve yanı sıra yolsuzluk... Bu ikisi için nasıl bir cümle uygun düşer? Eksilere düşmeyelim yeter derim! Bazı verilere göre 60 milyona yaklaşan bir kesimin yoksulluk sınırı altında geliri olmasını bir kenara bırakırsak, her tarafımız güllük, gülistanlık! Bu arada ülkemizde açlık sınırının asgari ücrete yaklaşık 2 liralık fark yaptığını da görmesek, bu sorun kökünden kalkar ama, elin frengi bizi güle oynaya 94. Sıraya yerleştiriyor utanmadan !!! Şunu da unutmayalım...Türkiye olarak öyle bir halka sahibiz ki, şarkı ve türkülerimiz bile hep acıyı, yoksulluğu, haksızlığı yansıtır. Demek ki, genlerimizde bir farklılık var. Hüzünden besleniyoruz. Bir de sinirlenince kimsenin önümüzde duramayacağı bir gerçeğimiz de var. Belki o da mutsuzluk kaynaklıdır, bilemem...İşte size bu konuda çok çarpıcı bir örnek. Cemil Cankat’a ait “Geceler yarim oldu” veya bilinen adı ile “Bayram gelmiş neyime” türküsü ve bu konuya dair tipik bir açıklama... “Bir hüzün basar birçok insanın içini bayramlarda... Belki gurbette olduğu için, sılada sevdikleri kaldığı için. Belki sevdiklerinden tümden ayrı olduğu için. Belki onları kaybettiği, geçmişteki beraber mutlu olduğu anları hatırladığı için. Cankat’ın söylediği, Urfa yöresine ait bu türkü, türlü sebepler ile, birçok insanın duygularına tercüman olur.” Bir türkü ve Türk insanını böyle günlerdeki veya yıl içinde de hissettiği duygular böyle...Böyle bir ülkede yaşayanların hüznü sanki genlerinde var. Buna olumsuzluk ve de yoksulluk eklenince bunun dozu iki katına çıkıyor doğal olarak. Bu hüzün bazen öfkeye veya kaba kuv- vete kadar dönüşebiliyor. Buna dair tipik bir örneği Uğur Dündar’ın bir makalesinden alıntı yaparak verece-ğim. Birinci Dünya Savaşı ‘nda açlar Londra’ya doğru yürüyüşe geçince , hükümet tedbir olarak Hyd Park’taki serbest kürsülerin sayısını çoğaltmış. Öfkeli kitleleri sakinleştirmenin çare- sini, onlara daha çok ifade özgürlüğü sağlamakta görmüş. Susturmak yerine, daha çok konuşturmak üzerine eğilmişler... Özgürlüğü çoğaltmışlar. Öfkeyi azaltmanın en doğru yolu olarak bunu bulmuşlar.Yine Londra’daki bir başka olayda, Hyd Park’ta bu- lunan konuşma köşesinde bir adam kürsüye çıkarak avazı bağırıyormuş. Üstelik kraliyet ailesine, başbakana, bakanlara ve İngiliz toplumuna ha- karetler yağdırıyormuş. Kolluk gücü falan da gelip müdahale etmemiş. Çünkü amaç çok başkaymış. Eğer o bağıran adam sorunlarını burada anlatıp, bağırıp çağırmasa, olası bir suçun faili olabilirmiş İngilizlere göre... Yani o kürsü iç boşaltma ve suçu önleme yeriymiş. Bizim top- lumuma uyar mı bilemedim ama, birkaç geceden beri Saraçhane’deki topluluklara ve yapılanlara, polisin müdahalesi olmasa, aynen bu ör- nekteki gibi, toplumun bir kesiminin içini boşaltması olarak acaba kalabi- lir miydi? Bunu söylemek çok güç. Çünkü bir türkü seçiminde bile hüznü ara- yan kadim toplumumuz, her daim acılar ile beslenmiştir diyeceğim ama, yine de özgürlük her şeyin ilacı olabilir diye de düşünmek de istiyorum...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Marmara Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.