Bayram ikramiyesi yola bile çıkamadı!

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2025 19:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.03.2025 19:02

Bir süre önce 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltildiği resmi makamlarca duyurulan emeklilerin bayram ikramiyesi, henüz TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilemedi. Çünkü, siyasetin sıcaklığı, Meclis toplantısı yapılmasına bir türlü fırsat vermediği için, da bu miktarın, daha da arttırılması ya da belirlendiği kadar verilmesi konusunda yapılması gereken oylamaya geçilemediği için henüz bir sonuç alınamadı. Çünkü, ülke yöneticilerinin kafası, başka işler ile dolu! Örneğin, olası bir erken seçimde CeHaPe adayı İmamoğlu’nun yarışmaması için yapılan hamleler ile ilgileniyor. Ortalık toz duman. Herkes veya milyonlarca emekli, gözünü TV ekranlarına dikmiş vaziyette, bu çekişmenin sonucunu ve kendisi için az da olsa nefes aldıracak ikramiye miktarının onaylanmasını bekliyor. Çünkü mart ayı önce yoksul kesimin yüzüne güldü, sonra da ayazı ile kasıp kavurmaya başladı. Bu yüzden, ikramiye ve mart ayı maaşları için gözler ekranda kilitli. Bu arada, bu kadar bir ikramiyeye bile muhtaç kesime dair haber gözüme ilişti. Son bir yılda ülkemizde tam 1 milyon kişi işsiz kalmış. Bir muhalif gazetede gördüm.O işsizler ve aileleri ne yapsın? İşte ülkenin gerçek sorunu budur. Cumhurbaşkanlığı seçiminin erken ya da zamanında yapılması ile , Sayın Erdoğan’ın bir kez daha ve nasıl aday olup olmayacağı, bu kesim için pek de önemli değil.Kimi kesimler de İmamoğlu’na umut bağlamak istiyor. Ama ülke gündemi, sürekli bu zamanı belli olmayan seçime odaklı olarak devam ediyor. Çünkü, açlık sınırında geliri olan kesim ile, ancak yoksulluk sınırı altında kazanabilen kesimin en önemli derdi hane bütçesini denkleyebilmek.

Bunun yolu da toplumsal bir muhalefet yaratarak, hakkını sokakta duyurmak. Ama nasıl olacak bu istek? Çünkü havalar yine soğudu, bu biiir.Toplantı ve gösteri yürüyüşleri sürekli engelleniyor, bu da ikii... Bunu da geçtik diyelim. İktidar cenahını ve icraatlarını ağır biçimde eleştirmek de çok tehlikeli !

Ülke ekonomisi konusunda onlar da zorda zaten...

Çünkü, son İmamoğlu olayı, piyasaları da etkiledi. TL zaten ne kadar değerliydi ki, dolar ve Avro karşısında da ani bir değer kaybına uğramasın... Ama olsun, 3 bin olsun, 4 bin olsun, ne olursa olsun o ikramiye gelsin ve ceplere giriversin lütfen... Hiç olmaz ise, bayramda yoksul kesimin, ki Türkiye’nin neredeyse yüzde seksenine denk geliyor, gırtlağından güzel bir bayram yemeği geçsin. Bu temenni sanırım her yuvada yapılıyordur diye düşünüyorum. Çünkü bu beklenti hemen hepimizde var. Şimdi bu makaleyi buraya kadar okuma zahmetinde olan bir okurum, “Yahu durdun da, şimdi mi buldun bu konuyu? Zaten her akşam haber bültenlerinde bu konuşuluyor.” diyebilir. aldım kabul ettim.Ne yapalım? Çünkü ortam çok gergin ve zemin çok kaygan…İmamoğlu desem acaba tepki mi alırım diye düşünmeden edemiyor insan. Ya da, CHP tarafından ısrarla yapılması istenen, “ Cumhurbaşkanı adaylığı” sandığının yanına bir de, CeHaPe üyesi olmayan, ama erken seçimi yeğleyen veya, muhalefete sempatisi olanlar için ikinci bir sandığı koymaya çalışıyor., acaba bu düzenin değişmesini isteyenler, pazar günü zahmet ederek, bu ilginç sandığa oy atmaya gider mi ? İkramiye yerine bunu mu konu etmem yerinde olur mu diye de kendimi sorgulamadan edemedim. Velhasıl, son olaylar hepimizin dengesini bozdu. Şaşkınlık içinde bıraktı. Neyse biz yine işimize dönelim.

“Bakın burası çok önemli “ Bu cümleyi hatırladınız değil mi ? Bu söylediğim ikramiye meselesi TBMM oylaması ile gerçekleşirse acaba ne olur? Çok merak ediyorum. Böyle bir durumda emekli bayram ikramiyesi daha da artırılır mı?

İş dünyasındaki hak arayışlarına, artık kolluk güçleri müdahale etmez mi ? Sokak röportajında, ağzından çıkacak muhalif ve keskin bir cümle nedeni ile kimse suçlanmaz mı ? Daha da örnek verilebilir…Bu konu nereden aklıma geldi diyorsanız hemen belirteyim.

Olay, komşumuz Yunanistan’da geçiyor. 57 kişinin can verdiği ve sorumluluğu olan hiç kimsenin ceza almadığı bir tren kazasının ikinci yıl dönümden, sayısı yüz binler ile ifade edilen bir büyük grup, sendikacıların eşliğinde protesto için siyah kıyafetler giyerek sokağa çıkmış. Bir kısım çalışan da işi bırakarak, hayatı durdurmuş. Galiba kimsenin de burnu da kanamamış. Kimin cümlesi idi şimdi bilemedim “Umut fakirin ekmeği, ye Memet ye” demiş bir büyüğümüz. Acaba bizde de böyle protestoların yapılacağı günler olur mu ? Düşünmemiz bile yetiyor. Eh, buna da şükür!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Marmara Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.