Paralel demokrasi  ve halk iradesi

Yazının Giriş Tarihi: 24.03.2025 20:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.03.2025 20:01

Son günlerde, ülkemizde yaşanan gelişmeleri anlayabilmek ve de anlatabilmek için, geriye çekilerek şöyle bir gelişmelere bakmak istedim. Bu arada hafızama da başvurdum. Siyasi tarihimizde bu gün yaşadıklarımıza benzer bir olayda geçmişte neler olmuştu, hatırlamaya çalıştım. En tipik örnek Adnan Menderes ve iki yol arkadaşı Hasan Polatkan ile Fatin Rüştü Zorlu’nun Askeri yargıçlar tarafından idam ile cezalandırılması, toplumun önemli bir bölümünü derin bir üzüntü ve öfkeye sevk etmişti. Bu öfke öyle büyüktü ki, Kurtuluş Savaşı’nın ikinci adamı İsmet İnönü bile halkın gözünden düşüverdi ve ölünceye kadar bu öfke o kesimde hiç bitmedi. Sonuç; İktidar mensupları, ülke yönetiminde sıkıştığı anlarda, kendilerinden hiç beklenmeyen bir telaş, korku ve endişe içinde hiç akla gelmeyen yöntemlere, ellerindeki güç ile gidebilirler.Bu noktada, halkın değerlendirmesi ve düşüncesi ile İktidar mensuplarının uygulamaları ters düşebilir. Bu fark ve öfke düzeyindeki ayrılık, halkı başka bir yola itebilir.

Bu yol bazen seçim sandığında çok çarpıcı biçimde ortaya çıktığı gibi, önceki gün ülkemizde yaşanan “Paralel Demokrasi” ile isimlendirilebilecek bir yönteme de gidebilir. Kendileri için yapılan iddia ve suçlamalar ne denli doğru, ya da yanlış olursa olsun, halk benimsediği politikacının ardına takılır. Bunu zor yolu ile önlemek de mümkün olmaz. İşte son örnek…Muhalefet kanadından yapılan açıklamaya göre, 1 milyon 6 yüz bin CHP üyesi, partinin kurduğu demokrasi sandığına giderek oy kullanmış ve Ekrem İmamoğlu’nun sembolik Cumhurbaşkanı adaylığına layık görmüş. Hadi bunu, kendi partilileri yapmış diyelim. Ama “Dayanışma Sandığı” adı altında, İktidar’ın icraatlarını onaylayıp, onaylamama anlamında yapılan çağrıya cevap veren ve açıklamalara göre sayısı 14 milyonu bulan bir grup insan bu ilginç sandığa oy atmış. Bunun doğru olup, olmadığını sorgulamak ve gerçeğe ulaşmak, çok güçlü görünen İktidar’a düşer. Şu ana kadar bu konuda bir yalanlama gelmediği ve bu anlamda olumsuz bir açıklama yapılmadığına göre, bunu da yorumlamak gerek. CHP üyesi olmasa da, bu partiye oy verenlerin de içinde olacağı bu 14 milyonluk kesim acaba ne demek istedi? Can alıcı soru işte budur. Şu anda İktidar kanadının yaptığı uygulamaların gerçeği yansıtıp, yansıtmadığı konusunda bir kararsızlığı gösteriyor sanki bu rakamlar…Tarafsız seçmenin sembolik sandığa oy atmasını tanımlamak gerekirse, buna en uygun yaklaşım “Halk iradesi” demek yeterli olacaktır. Çünkü bu grup içinde, belki de hayatında hiç CHP adayına oy vermemiş, belki de karşı durmuş olanlar da, muhalefet kanadındaki partilerin üye ve sempatizanlarının da İktidar uygulamalarını onaylamadığını bu davranış bize anlatıyor…Örneğine pek de rastlanmayan bu sembolik sandık uygulaması bir gerçeği de ortaya çıkardı. İktidar kanadındaki, politikacı, gazeteci ve sempatizanlar, iddiaların gerçek olduğuna kendilerini inandırmış ya da inandırmak isterken İKTİDAR gibi büyük bir gücü yanlarına alıyor. Ama öbür taraf, İktidar gücüne karşın, üşenmeyip bir Ramazan gününde sembolik sandığa gidiyor.Bu ilginç ve çok çarpıcı hareketin bir de adı olması gerekir. Bu uygulama ve gerçeğe an yakın isim de bana göre “Paralel Demokrasi” gibi geliyor. Yaşım gereği, küçük bir çocuk iken 27 Mayıs 1960 ihtilali başta olmak üzere, muhtıra dönemlerini, kanlı geçen 1970 sonrası olayları ve ardından gelen 12 Eylül 1980 darbesi gibi gelişmeleri bizzat yaşadım. Her defasında İktidarların kaybettikleri güven ve gücü yakalamak için uzlaşmaya yanaşmadıklarını gördük. Bunun yanı sıra, bu açmaza düşen iktidarlar, muhalefet ile demokratik bir çözüm aramaya hiç gitmezler. Sonra da çoğu kez,ya istemedikleri ve beklemedikleri darbe süreci ile karşılaşırlar, ya da mecburen sandığı vatandaşın önüne kor ve çoğu kez de kaybederler. Özellikle darbecilerin zor kullanmayı çok kolay seçtiğini benim gibi yaşayanlar iyi bilir. Bu siyasi çöküşün en önemli nedenlerinden biri de, ekonomik zorluklar, bu alanda yapılan yanlış uygulamalar olmuştur. Demokrasi dışı bu muhtıra ve ihtilal ile sonuçlanan olaylar için her defasında da, işin kolayına kaçılır ve “dış güçler” bahanesi ortaya atılır. Dilerim bu gün yaşadıklarımızın da böyle tanımlanmasını içeren bir gelişme yaşanmaz. Eğer böyle bir gelişme ihtimali varsa, işte o zaman bu ülke ve bu kadim toplum çok büyük zorlukları bundan sonra da yaşayabilir ve çözüm iyice zorlaşır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (1)
Yorumcu
İsa yıldız - 9 gün önce

Ağzına yüreğine kalemine sağlık arkadaşım

Şaka gününe denk gelen bir bayram

02.04.2025 16:54

Bayram öncesi bir arkadaşım uyardı ve” “Dikkat ettin mi, bu yıl Ramazan Bayramı’nın son günü Nisan biiirr diye ifade ettiğimiz dünya şaka gününe denk geliyor. Bakalım neler göreceğiz bu günde?” gibi bir cümle kurdu. İlk anda ciddiye almadım. Ama, arife ve de bayramın ilk günlerindeki gelişmelere bak

Uludağ’ın yangını ve kar otelleri

01.04.2025 12:35

Henüz Kartalkaya yangın faciasının hesabı sorulamadan, bu kez ateş Uludağ karlarının üzerine düştü. Baba oğul, iki kayak uzmanı can verdi. Yakın sayılabilecek bir dönemde bu iki yangın acaba bize ne diyor? Eğer sabotaj gibi hiç düşünmek istemediğimiz bir neden yoksa, o zaman sorun nerede? Cevaplanma

Bayram üstü Bursa’nın gazı da kaçtı

28.03.2025 16:41

Bir makalede böyle bir başlık kullanmak aklımdan hiç geçmemişti bu güne değin. Ama gerçekten de “olmaz, olmaz deme” düsturundan dışarı çıkmamak gerekiyormuş. Aslında söylemek istediğim gelişme olmayacak bir şey de değil. Çünkü çok kısa bir süre önce, UEDAŞ gibi Bursa’ya elektrik dağıtımı yapan kurul

Meşe, çınar, ladin !!!

27.03.2025 19:26

Bu üç kelime size neyi anlatıyor ? Hiçbir anlam veremeyeceğiniz üç kelime yan yana… İlk anda aklıma bir belgesel çalışması sırasında rastladığım, bunun benzeri üç kelime geldi…Uzunca bir dönem önce Kültürpark’ın en bilenen mekanlarından Özgen kafedeyim. Buranın en eski müdavimlerinden nargileye dair

Perde indi sahnedeki  bir dram

26.03.2025 16:07

Daha öncede değinmiştim. Mart ayı, eskilere göre vergi ödemeleri nedeni ile “dert ayı” olarak isimlendirilirdi ama, ülkemizde de bunun yanı sıra çok sayıda önemli güne de imza atmıştır. Bazen bir muhtıraya kapı aralarken, arada bir de dünyanın unutamayacağı Çanakkale savunması gibi bir destana da ev

Acilen mutluluk aranıyor !

25.03.2025 20:41

Ne hikmettir bilinmez...Biricik ülkemize, soğuk hava Balkan coğrafyasından gelir. Ardından , en olmadık araştırma sonuçları ise daha batıdan Avrupa’dan yola çıkar ve bizlere ulaşır. Gelişmişlik, işsizlik raporları ve eğitimdeki sıkıntılar bunlardan bir kaçı...Ayrıca, Dünya düzeyinde üne kavuşmuş bir

Paralel demokrasi  ve halk iradesi

24.03.2025 20:00

Son günlerde, ülkemizde yaşanan gelişmeleri anlayabilmek ve de anlatabilmek için, geriye çekilerek şöyle bir gelişmelere bakmak istedim. Bu arada hafızama da başvurdum. Siyasi tarihimizde bu gün yaşadıklarımıza benzer bir olayda geçmişte neler olmuştu, hatırlamaya çalıştım. En tipik örnek Adnan Mend

Müjde Bursa artık elektriğin ABD garantili!

23.03.2025 19:12

Eski Türkiye’de çok içine kapanmış bir durumdaymışız meğer ! Mevcut İktidar, yaptığı yenilikler ve farklılıklar ile bize bunu satır satır anlatıyor. Mesela altmışlı yıllarda veya yetmişlerde mahallede elektrik kesildi diyelim. En yakın yerdeki telefona ulaşarak Belediye Elektrik İşletmesi’ni arar, a

Bayram ikramiyesi yola bile çıkamadı!

21.03.2025 19:02

Bir süre önce 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltildiği resmi makamlarca duyurulan emeklilerin bayram ikramiyesi, henüz TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilemedi. Çünkü, siyasetin sıcaklığı, Meclis toplantısı yapılmasına bir türlü fırsat vermediği için, da bu miktarın, daha da arttırılması ya da belirlen

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Yeni Marmara Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.